MUTLU YÜZÜGÜLER

MUTLU YÜZÜGÜLER

Foça Günlükleri

Ben Foçalıyım -2-

26 Nisan 2020 - 23:47

Yaz aylarında akşam üzerleri en büyük eğlence tuz mağazalarının önünde oturup çiğdem çıtlatmaktı.
Bugünkü Bedesten adı ile restoranların bulunduğu bina eski haliyle tuz mağazalarıydı.
Rumlar zamanında, deniz tuzunun işlenerek sevk edildiği zamanının en büyük işletmesiymiş.
Boydan boya tarihi bir bina olan bu yer o zaman bizim için çok özel ve görkemliydi.
Keşke şimdi de o haliyle var olsaydı.
Her akşam üzeri çaylar demlenir, komşularımız ile hepberaber, kilimleri kol altına sıkıştırdığımız gibi tuz mağazalarının önüne gider, duvarın dibine sererdik.
Sırtımızı tarihi binanın duvarına dayayarak, tek sıra halinde yere oturur, ayaklarımızı denize doğru uzatırdık. Şimdi düşünüyorum da o zaman Foça'nın gerçek sahiplerinin bizler olduğunu nasıl da içimize sindirmişiz. Sanki Foça hep bize kalacak, hep bizim olacakmış gibiydi.
Bu tarihi binaya sırtımızı dayadık mı kendimizi güvende hisseder, deniz havasıyla neşemiz yerine gelirdi. Çaylar içilir, kurabiyeler yenir, çiğdem çıtlardık.
Ablalarımız çeyizleri için dantel örer, renkli yumaklarla desen desen kaneviçe işlerlerdi.
Annelerimiz ise ya yün örer ya da kestikleri kırpıntı kumaşlardan kilim dokurlardı.
Yapılan muhabbet ise hep aynı tarzdaydı.
Ya seyredilen bir film ya da radyosu olanların dinledikleri arkası yarın tiyatrolarını bir kişi anlatır, diğerleri dinlerdi.
Biz küçükler de kıyıdan ekmek parçalarını oltalarımıza takıp balık avlardık.
Yarım saat içinde torbalar dolusu isparoz tutardık.
Biz balıkları, balıklar da bizi severdi.
Evlerimizden getirdiğimiz bayat ekmeklerle onları bir güzel doyururduk.
Çocukluğumda her gün balık yediğimizi çok iyi hatırlıyorum.
Hatta o zamanlar sabah kahvaltısında bile domates soslu isparoz kızartması yediğimizi şimdi arkadaşlarıma anlattığımda bana inanmıyorlar ,hatta gülüyorlar.
Çayın yanında nasıl lezzetli oluyordu.
 Mutlu Yüzügüler / Foça 

YORUMLAR

  • 0 Yorum