google92207d2cbecf4788.html

Mübadeleyle Gelen Kültür, Foça'da Filizlenen Birlik

Şükrü Ercamat "Bir Hikâyeden Kök Salanlar: Foça’da Mübadele Mirası" başlığı altında kaleme aldığı yazısında, kuşaklar boyu aktarılan hatıraları ve dernek çatısı altında filizlenen dayanışma ruhunu anlatıyor.

Mübadeleyle Gelen Kültür, Foça'da Filizlenen Birlik
05 Ocak 2026 - 22:22

Bir Hikâyeden Kök Salanlar: Foça’da Mübadele Mirası

Belki de bir asra yaklaşan bir zamandır kalplerimizde taşıdığımız bir beklentiydi bu… Büyüklerimizin bize anlattığı hikâyelerde, onların hüzünlü bakışlarında, sessizce iç çekişlerinde hissettiğimiz o derin duygunun bir adı vardı: “Mübadele.”

Bir zamanlar doğdukları topraklardan kopup Foça’ya sığınan ninelerimizin, dedelerimizin hatırasını yaşatmak, onların kültürünü ve değerlerini geleceğe taşımak…

İşte bugün Foçalı büyüklerimizin torunları olarak kurduğumuz Foça Mübadilleri ve Öncesi Birlik ve Beraberlik Derneği’nin varlığı, hepimiz için tarifsiz bir gurur kaynağıdır.

1923 yılında Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan Lozan Antlaşması kapsamında yaşanan mübadele, sadece insanların yer değiştirmesi değildi. Bu, çocuk seslerinin değiştiği sokaklar, duvarlarında anılar asılı evler, kokusu unutulmayan mutfaklar ve arkada bırakılan mezar taşı bile okunmayan sevdalardı. Bir gecede değil; bir ömür boyu taşınan bir ayrılıktı.

Dedelerimizin yüreğinde yarım kalmış cümleler vardı, ninelerimizin gözlerinde saklı hüzün ve aynı zamanda gurur… Bir yanları geride bırakılan memleketlerinde, bir yanları ise tutundukları yeni yurtları olan Foça’da kaldı. Zaman geçti, kuşaklar değişti. Ama o hikâyeler dillerden düşmedi. Sofralarda, çay başlarında, uzun akşam sohbetlerinde hep aynı cümlelerle anlatıldı. Bizler, yani 2. ve 3. kuşak torunlar, onların sesi olduk.

İşte bu yüzden, derneğimiz sadece bir kuruluş değil; geçmişle bugün arasında kurulan sevgi dolu bir köprüdür. Amacımız yalnızca tarih anlatmak değil; ninelerimizin ellerinin sıcaklığını, dedelerimizin sözlerindeki bilge ifadeyi, kültürümüzün inceliğini ve zarafetini gelecek nesillere aktarmaktır.

Foça, Yeni Foça, Bağarası, Gerenköy, Kozbeyli ve Ilıpınar’da yaşayan mübadele torunlarının bir araya gelmesi, yüreğimizi daha da güçlendirmektedir. Çünkü aynı hikâyenin çocukları olmak bizi birbirimize daha sıkı bağlamaktadır.

Bu kültürü kelimelerle anlatmak çoğu zaman eksik kalır… Bazen bir selamlaşmanın içindeki sıcaklıkta, bazen sofraya bırakılan bir dilim ekmekte, bazen de tek kelime ile anlatılan uzun hatıralarda saklıdır mübadelenin ruhu. Dedelerimizin yüzündeki çizgiler, ninelerimizin sessiz gülüşleri… hepsi ayrı bir hikâye taşır.

Ve bu hikâyelerin en güzel yanı, sevgi ve dayanışma ile örülü olmasıdır. Çünkü mübadil olmak; hem kaybetmenin acısını hem de yeniden kök salmanın gücünü taşımaktır.

Tereyağlı sabah çaylarının kokusu hâlâ burnumuzda tüter. Karanfilli çayın insanın içini ısıtan tadını unutmak mümkün değildir. Akşamüstleri lalanga ve peynir eşliğinde edilen sohbetler, kahkahalarla karışan anılar, kırlarda pişen yemeklerin bereketi… Doğadan toplanan sayısız ot çeşidinin sevgiyle sofraya yerleşmesi, her evin kapısının kilitsiz kalması, çivit mavisiyle boyanan pencereler ve kapılar… Asma dalları arasında büyüyen çocukların neşesi…

Bunların hepsi yalnızca birer hatıra değil, aynı zamanda bir yaşam biçimidir.

Bizler biliyoruz ki bu kültür, yalnızca hafızalarımızda değil; kalplerimizde yaşamaktadır. Ve yine biliyoruz ki çocuklarımız da bu mirası sevgiyle taşıyacak, torunlarımız aynı hikâyeleri gururla anlatacaktır.

Çünkü mübadele yalnızca bir tarih değil, bir ruh, bir dayanışma ve bir aile olmak demektir.

Bizler, bu ruhu yaşatmaya ant içtik. Geçmişimizi saygıyla anarak, geleceğe umutla bakıyoruz.

Ve diyoruz ki: Mübadelenin hatırası, yaşandıkça var olacak. Biz oldukça bu kültür hiç kaybolmayacak.

ŞÜKRÜ ERCAMAT / FOCALİ.COM 


YORUMLAR

  • 0 Yorum