1960’lı yılların başında, kıyılarımızda modern tesislerin henüz esamesi okunmazken, Fransız bir vizyoner olan Gérard Blitz bir hayal kurar. Bu hayal, yalnızca beton bir otel inşa etmek değil; doğayla bütünleşen, sınırların kalktığı ve insanların "boncuklarla" harcama yaptığı yepyeni bir yaşam biçimi oluşturmaktır.
Türkiye o yıllarda turizmde henüz emekleme aşamasındadır. Emekli Sandığı ve Turizm Bankası gibi kamu kurumlarının öncülüğünde, devletin hem yatırımcı hem de işletmeci olarak sahada olduğu bir dönem yaşanmaktadır. İşte bu iklimde, 1967 yılında kapılarını açan Club Med Foça, Türkiye’nin ilk tatil köyü unvanıyla sadece bir tesis değil, aynı zamanda bir "okul" olarak tarihe geçer.
Foçalı Balıkçıdan Dünya Vatandaşına
Bu tesisin etkisi öylesine büyüktür ki; Foçalı balıkçılar ve çiftçiler bir anda kendilerini Fransızca konuşurken, dünya mutfaklarını tanırken ve hatta kış sezonunda İsviçre’nin karlı zirvelerinde çalışırken bulurlar. Tesisin sunduğu felsefe, bugünkü "her şey dahil" sisteminin atası sayılır. Ancak bir farkla: Odalarda misafir ağırlamak yerine, onları su sporlarına ve tiyatro gösterilerine yönlendiren o mütevazı bungalovlar, aslında dâhiyane bir sosyalleşme tasarımıdır.
O meşhur "boncuk" sistemiyle yapılan harcamalar, ülkemizde o güne dek görülmemiş bir eğlence anlayışını temsil eder. Hatta dönem basınında "çıplaklar kampı" gibi sansasyonel başlıklarla anılan cesur konseptlere bile Foça halkı, tesisin yarattığı ekonomik ve kültürel değer sayesinde yüzde yüzlük bir hoşgörüyle yaklaşmıştır.
Bir Kasabanın Dönüşümü
Club Med, Foça’nın çehresini kökten değiştirir. Sadece balıkçılık ve zeytincilikle geçinen bu sakin yerleşim yeri; elit Fransız turistlerin uğrak noktası ve modern balık restoranlarının merkezi haline gelir. Taksiciden halıcıya kadar herkesin payını aldığı bu canlılık, 1968’den itibaren düzenlenen festivallerle kültürel bir kimlik kazanır.
Ancak her güzel hikâyenin bir sonu vardır. 2005 yılında tesisin bakıma muhtaç hale gelmesi ve kamu ile işletmeci firma arasındaki anlaşmazlıklar, bu devin sessizce vedasına neden olur. Bugün o tesis, eski çalışanların hıçkırıklarla hatırladığı, yerel halkın ise büyük bir özlemle andığı bir efsane olarak hafızalarda yaşıyor.
ŞÜKRÜ ERCAMAT / FOÇA
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)


YORUMLAR