Foça'da Mübadil Kimliğinin Yeniden Doğuşu

ŞÜKRÜ ERCAMAT

Foça, bizim cennet kasabamız, bu hafta tarihine yeni bir not düştü. Bir süredir kuruluş süreçlerini tamamlayan Foça Mübadilleri ve Öncesi Birlik ve Beraberlik Derneği, ilk olağan kongresini yaparak yönetimini seçti. Bu, sadece bir derneğin kuruluşu ya da bir yönetimin seçilmesi değil, aslında derinlerde yatan bir kimliğin, bir geçmişin ve bir kültürün yeniden görünür kılınması adına atılmış kocaman bir adımdı. Pazartesi günü Reha Midilli Kültür Merkezi'nde gerçekleşen kongre, Foça'nın mübadil kökenli sakinleri için sıradan bir toplantıdan çok daha fazlasını ifade ediyordu.

Unutulan Değil, Hatırlanan Kimlikler
Kongrede yapılan konuşmalar, meselenin ne denli kişisel ve evrensel olduğunu gözler önüne serdi. Foça'da mübadil yoğunluklu bir yaşam olmasına rağmen, bu kimliği taşıyanların sayısının bile tam olarak bilinmemesi dikkat çekiciydi. Bu durum, sadece Foça için değil, Türkiye'nin dört bir yanına dağılmış mübadil kökenli pek çok vatandaş için de geçerli bir sorun..

Derneğimizin bu noktada üstlendiği rol hayati. Sadece sayıları belirlemekle kalmayacak, aynı zamanda mübadil aileleri bir araya getirerek bir dayanışma ağı örecek. Geçmişten gelen kültürel öğelerin, yemeklerin ve geleneklerin zamanla nasıl kaybolmaya yüz tuttuğu gerçeği, derneğin sadece bir sosyal buluşma alanı değil, aynı zamanda kültürel bir koruma kalkanı olma misyonunu da ortaya koyuyor. Yemekler, gelenekler...

Geçmişi unutanın geleceği kurgulayamayacağı gerçeği, mübadil kültürünü yaşatmanın sadece bir vefa borcu değil, aynı zamanda gelecek nesiller için sağlam bir köprü olduğunu gösteriyor.

Birlik ve Beraberlik: Geleceğe Bakış
Divan başkanlığını üstlenen Ruhi İyigün'ün mübadeleye dair bilgilendirmeleri, bu tarihi olayın ne denli trajik boyutlara sahip olduğunu bir kez daha hatırlattı. Doğup büyüdükleri topraklardan koparılan, köklerinden sökülen on binlerce insanın yaşadığı deneyimler, derneğin varlık sebebinin ne denli derin olduğunu gösteriyor.

Ancak kongre, sadece geçmişi anmaktan ibaret değildi. Başkan Osman Mert'in teşekkür konuşması, derneğin geleceğe dönük vizyonunu net bir şekilde ortaya koydu. "Amacımız, geçmişini, tarihini ve kültürünü bilen, yaşayan ve gelecek nesillere anlatan, bilinçli, aidiyet duygusu olan, karşılıklı anlayışı esas alan bir birliktelik oluşturmaktır. Ayrışmadan, ayrıştırmadan, birlik beraberlik içerisinde yaşamayı savunacağız." Bu sözler, mübadil kimliğinin geçmişe takılıp kalmış bir nostalji değil, tam aksine, bugünü ve yarını inşa eden, aidiyet duygusunu pekiştiren bir güç olacağını müjdeler nitelikteydi. 

Foça Mübadilleri Derneği, bir anlamda modern zamanların "gurbet" hikayesini, birlik ve beraberlik ruhuyla aşma çabasının bir simgesi...

Bu dernek çatısı altında, ortak deneyimler paylaşılacak, anılar yeniden canlanacak ve belki de kaybolan ezgiler, yemekler, hikayeler yeniden hayat bulacak.

Foça, bu dernek sayesinde sadece bir sahil kasabası olmaktan çıkıp, kimliğini yeniden bulan, geçmişiyle barışık, geleceğine umutla bakan bir toplumun da modeli olabilir.

Umarım bu yeni yapılanma, mübadil kökenli vatandaşlarımıza sadece bir araya gelme imkanı sunmakla kalmaz, aynı zamanda onların seslerini daha güçlü duyurmalarına, kültürel miraslarını korumalarına ve gelecek nesillere aktarmalarına vesile olur.

Çünkü geçmişi hatırlamak, sadece anı yaşatmak değil, aynı zamanda geleceği daha sağlam temeller üzerine inşa etmektir. Foça'dan yükselen bu sesin, tüm Türkiye'deki mübadil topluluklarına ilham olmasını diliyorum.

ŞÜKRÜ ERCAMAT / LİMNİ ADASI MÜBADİLLERİNDEN