<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?> 
  <rss version='2.0' xmlns:content='http://purl.org/rss/1.0/modules/content/' xmlns:wfw='http://wellformedweb.org/CommentAPI/' xmlns:dc='http://purl.org/dc/elements/1.1/' xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom'>
    <channel>
      <title>foça, foca, izmir, eskifoça, yenifoca, aliaga, konak, bayrakli, phokaia, fokai. Yeni Makaleler</title>
      <link>http://www.focali.com/</link>
      <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
      <atom:link href='http://www.focali.com/rss/rss_a.php' rel='self' type='application/rss+xml' />
      <generator>Self-created application</generator>
      <description></description>
      <copyright>wWw.X-iWeb.Ru</copyright>
      <language>ru-ru</language>
      <item>
        <title>FOÇA BELEDİYESİ SEVGİLİLER GÜNÜ&amp;#8217;NDE</title>
        <link>http://www.focali.com/readarticle.php?article_id=9</link>
        <guid>http://www.focali.com/readarticle.php?article_id=9</guid>
        <description><![CDATA[Foça belediyesinin  14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle, Foça Demokrasi Meydanı ve 

beldelerimizde 2000 adet çam fidanı dağıtıldı.

Foça belediye başkanı Gökhan demirag  &amp;#8216;&amp;#8216;14 Şubat Sevgililer Gününü tüm kalbimizle 

kutluyoruz ve sevgiyi ölümsüzleştirmek için Foça Belediyesi olarak kendilerine çam 

fidanı hediye ediyoruz.&amp;#8217;&amp;#8217; dedi.
]]></description>
        <pubDate>Fri, 18 Feb 2011 12:17:28 +0200</pubDate>
        <category>FOÇA HİKAYELERİ</category>
      </item>
      <item>
        <title>YENİFOÇADA RESİM VE GİTAR KURSU</title>
        <link>http://www.focali.com/readarticle.php?article_id=8</link>
        <guid>http://www.focali.com/readarticle.php?article_id=8</guid>
        <description><![CDATA[Yenifoça&amp;#8217;da resim ve gitar kursları için kayıtlar başlamıştır. Kurslara  kayıt yaptırmak isteyenler, Yenifoça hizmet binasın da 814 8586 numaralı telefona başvurabilirler.]]></description>
        <pubDate>Sat, 29 Jan 2011 18:52:31 +0200</pubDate>
        <category>FOÇA HİKAYELERİ</category>
      </item>
      <item>
        <title>FOÇA BELEDİYESPOR A FUTBOL TAKIMIMIZ,  İZMİRSPOR DEPLASMANINDA</title>
        <link>http://www.focali.com/readarticle.php?article_id=7</link>
        <guid>http://www.focali.com/readarticle.php?article_id=7</guid>
        <description><![CDATA[İlçemizi, Bölgesel Amatör Lig 8. Grup&amp;#8217;ta temsil eden Foça Belediyespor A Futbol Takımımız 2010&amp;#8211;2011 futbol sezonunun 2. Yarısının ilk maçında İzmirspor ile deplasmanda karşılaşacak.
Teknik Direktörümüz Erhan ÖZALP idaresinde yürüttüğü devre arası çalışmalarını antrenmanlar ve hazırlık maçları ile geçiren takımımız; 30 Ocak Pazar günü Saat: 13.30&amp;#8217;da Buca İlçe Stadı&amp;#8217;nda oynayacağı maçtan galibiyetle ayrılarak sezonun ikinci yarısı için iyi bir başlangıç yapmak istiyor.
Maçı izlemek ve takımımıza destek vermek isteyen taraftarlarımız için maç günü Saat: 11.00&amp;#8217;de Pazar Yeri&amp;#8217;nden belediyemizce araç kaldırılacak. 
Tüm sporseverleri ve taraftarlarımızı son derece zevkli ve çekişmeli geçmesi beklenen bu önemli maçta takımımıza destek vermeye davet ediyoruz.
]]></description>
        <pubDate>Fri, 28 Jan 2011 12:13:55 +0200</pubDate>
        <category>FOÇA HİKAYELERİ</category>
      </item>
      <item>
        <title>sukruercamat@gmail.com</title>
        <link>http://www.focali.com/readarticle.php?article_id=6</link>
        <guid>http://www.focali.com/readarticle.php?article_id=6</guid>
        <description><![CDATA[LEMNOS CAFE....
TEL 0232 8123394
05069133900

 HER KONUDA İHPAR VE HABER NİTELİGİ TAŞIYAN HABERLERİ MAİL ADRESİME ATABİLİRSİNİZ....]]></description>
        <pubDate>Wed, 19 Jan 2011 15:58:31 +0200</pubDate>
        <category>FOÇA HİKAYELERİ</category>
      </item>
      <item>
        <title> Foça  Belediye Başkanı Gökhan Demirag</title>
        <link>http://www.focali.com/readarticle.php?article_id=5</link>
        <guid>http://www.focali.com/readarticle.php?article_id=5</guid>
        <description><![CDATA[&lt;span style='color:black'&gt;&lt;/span&gt;Belediye Başkanı Gökhan DEMİRAĞın Nazım Hikmet RAN&amp;ı 109. Doğum Yıldönümünde Anma Mesa Belediye Başkanı jı
Yüzyılın en büyük şairi Nazım Hikmet RAN ın doğumunun 109. yıldönümünde kendisini rahmetle anıyoruz.

Gökhan DEMİRAĞ
 Foça Belediye Başkanı]]></description>
        <pubDate>Mon, 17 Jan 2011 21:43:58 +0200</pubDate>
        <category>FOÇA HİKAYELERİ</category>
      </item>
      <item>
        <title>FOÇA NIN KARATAŞI BUDUR EFENDİLER</title>
        <link>http://www.focali.com/readarticle.php?article_id=2</link>
        <guid>http://www.focali.com/readarticle.php?article_id=2</guid>
        <description><![CDATA[FOÇA NIN KARATAŞI BUDUR EFENDİLER

 İki denizin aşkı   
Rum balıkçı Panayot ile arkadaşı Balıkçı Hüseyin'in çocukları yoktu. Yıllar sonra evlada kavuştular. Panayot'un oğluna deniz anlamına gelen Talaşa, Hüseyin'in kızına da Deniz adı verildi

İonyalılardan bu yana bir sevdadır Foça... Tarihine, denizine aşık olan, asi fokların, siren kayalıklarının öyküsünü dinleyen herkes, dünyanın en güzel gökyüzü altından ayrılırken, günün birinde buraya yeniden gelmenin hatta yerleşmenin hayalini kurar.
Oysa onları oraya bağlayan ne denizin ihtişamı ne asi fokların koylardaki yaramazlıkları ne de olağanüstü coğrafi güzelliklerdir. Onları oraya bağlayan sır, Hıristiyan oğlu Talaşa ile Müslüman kızı Deniz arasında zincirleme tesadüflerle gelişen büyük aşkın doğduğu 'karataş'tır.. 
Yıllar önce Foça'daki Küçükdeniz'in kenarında Rum balıkçı Panayot ile eşi Eleni yaşıyordu. Çok mutlu görünen bu çiftin tek eksiği çocuklarının olmamasıydı. 

RASTGELE REİS
Her gün denize açılan Panayot, akşamüzeri tuttuğu balıkları sattıktan sonra sahildeki balıkçı kahvesine takılırdı.
Büyükdeniz'in denizcisi de Balıkçı Hüseyin idi. O da her sabah ağını atar, dönüşünde de Panayot'un gittiği balıkçı kahvesine uğrardı. Onların da çocuğu olmamıştı. Eşi Hatice ile birlikte bir çocuk sahibi olmanın düşünü kurardı.
Küçükdeniz'in balıkçısı Panayot ile Büyükdeniz'in balıkçısı Hüseyin birbirlerini tanırlardı ama öyle pek de samimi oldukları söylenemezdi. Bir gün Orak adası yakınlarında ağlarını suya bırakırken birbirlerine 'Rastgele reis' diye seslendiler. Ama öğleden sonra hava birden karardı, patlayan lodosla birlikte yükselen dev dalgalar her ikisini de tehdit etmeye başladı. Kısa süre sonra da Rum balıkçı Panayot'un sandalı sürüklenmeye başladı. Hüseyin Müslüman, Panayot Hıristiyan'dı ama aynı kentte yaşıyor, aynı havayı soluyor, aynı suyu içiyorlardı. Üstelik insanlık ölmemişti... Hüseyin, canı pahasına Panayot'a yardıma koştu, onu ve küçük sandalını sağ salim sahile çıkarmayı başardı. Yorgunluklarını da balıkçı kahvesinde attılar. Bu olayın geliştirdiği dostlukla ailecek de birbirlerine gidip gelmeye başladılar. Panayot birkaç ay sonra Hüseyin'e eşinin bir çocuk beklediğini anlattı. Balıkçı Hüseyin, akşam da eşi Hatice'nin hamile olduğunu öğrendi. Dokuz ay sonra birer gün arayla iki aile de çocuklarına kavuştu. Panayot'un erkek çocuğuna deniz anlamına gelen Talaşa, Hüseyin'in kız çocuğuna Deniz adı verildi. Bu tesadüften etkilenen arkadaşlar Hüseyin'in kızını Büyük Deniz, Panayot'un çocuğunu Küçük Deniz diye çağırmaya başladılar. 

DERE KENARINDA
Çocuklukları birlikte geçen, birlikte saklambaç, körebe, sek sek oynayan Talaşa ve Deniz, büyüyüp serpildikçe birbirlerine vuruldu, aralarında büyük bir aşk başladı. Sevdalarını ailelerine açamayan iki genç, bugün Köprübaşı denilen yerdeki derenin kenarında bulunan 'karataş'ın üzerine oturuyor, saatlerce el ele, göz göze birbirlerine sevdalarını anlatıyorlardı. Küçücük yerde böyle bir sevda gizli kalamazdı. Onları uzaktan gözleyen asi foklar gider denizdeki babalarının kulaklarına fısıldardı. 'Asi foklardan duyacaklarına bizden duysunlar' diyerek birbirlerini sevdiklerini ve evlenmek istediklerini ailelerine açtılar. Panayot ve Hüseyin tepki vermedi, gençleri nişanladılar.
Ama Talasa geleceğini balıkçılıkta görmüyordu. İş bulma umuduyla Smyrna'ya gitti. Hiç değilse limanda çalışırdı. Balya taşır, hamallık yapar, Foça'ya da paralı dönerdi. Ama ne olduysa oldu Talasa bir daha Foça'ya dönemedi. Hiç kimse de kendisinden haber alamadı. Rum baba Panayot ve anne Eleni perişan oldu, saçları ağardı. Yavuklusu Deniz de umutsuz bekleyişlerini 'karataş'ın üzerine çökerek sürdürdü. Aylarca, yıllarca hayal kurdu, Talaşa'nın dönmesini bekledi. Ama ne gelen oldu ne giden... Hasrete daha fazla dayanamayıp yataklara düştü, Talaşa'nın adını sayıklaya sayıklaya can verdi. 
O günden sonra Talasa ile Deniz'in aşkı Foça'da dilden dile dolandı. Balıkçı kahvesine, kaldırımlara, evlere hüzün çöktü. 
Panayot ve Hüseyin, evlatları arasındaki bu sevdanın insanları daha fazla üzmesini istemediler. Kazmalarını, küreklerini alıp 'karataş'ın bulunduğu yeri düzlediler. Üzerini de toprakla örttüler. Biliyorlardı ki 'karataş' meydanda olduğu sürece bu sevda masalı dilden düşmezdi. Ama kayayı toprakla yok ettikleri yeri düzlerken, &quot;Kim ki bu 'karataş'ın üzerinden geçerek Foça'ya gelir ve yeri meçhul bu taşa ayak basarsa, Foça'ya olan tutkuları artsın ve buraya çok kuvvetli bir bağla bağlansın&quot; diye dilekte bulundular.
İşte o günden sonra Foça'ya gelip de toprağın altında kalan 'karataş'ın üzerinden geçen herkes Foça'ya sevdalanıyor, pek çoğu da oraya yerleşiyor... 
 
teyfik tortamis
]]></description>
        <pubDate>Wed, 12 Jan 2011 16:31:06 +0200</pubDate>
        <category>FOÇA HİKAYELERİ</category>
      </item>
    </channel>
  </rss>

